Ağız boşluğu içinde yer alan yumuşak doku (yanak, damak, dil, dudak gibi) ve sert dokuları (dişler, kemikler) ilgilendiren her türlü rahatsızlığın teşhisini ve cerrahisini lokal anestezi, genel anestezi veya sedasyon anestezisi altında ameliyathane ortamında operasyonlar yaparak gerçekleştiren bir bölümdür.

Ağız cerrahisi ameliyathane koşullarında ve steril bir ortamda bu konuda uzman olan kişiler tarafından yapılmaktadır. Çoğunlukla lokal anestezinin, yani ilgili bölgenin iğne yapılarak uyuşturulmasıyla gerçekleştirilen ağız içi cerrahi müdahaleler, kimi zaman da hastalara genel anestezi (narkoz) veya sedasyon yöntemiyle yapılabilmektedir.

Diş çekimi sonrasında yüksek ateş, durmayan kanama, kötü koku ve ağrılı kızarıklık ile şişkinlik şikâyetiniz varsa, diş çekiminden 4-5 gün geçmesine rağmen tükürükle karışan kan, şişlik ve ağız açmada zorlanma gibi şikâyetler halen devam ediyorsa, derhal doktorunuza başvurun

Genel anestezi, hastaya damar içi ilaçlar ve bayıltıcı gaz verilerek narkoz halinin sağlandığı anestezi tipidir. Çoğunlukla korku ve endişeli hastalarda, mental retarde (zihinsel engelli) kişilerde ve lokal anestezinin yeterli olmadığı vakalarda tercih edilmektedir. Sedasyon ise hastaya sadece damar içi ilaçlar verilere uyur halin sağlandığı anestezidir. Sedasyonun uyuşturucu etkisi yoktur; dolayısıyla cerrahi yapılacak bölgenin uyuşması için hastalara ayrıca lokal anestezi de yapılmaktadır.

Çocukların büyük bir çoğunluğunun özellikle süt dişlenme, karışık dişlenme ve daimi dişlenme döneminde uyku sırasında ve gün içerisinde diş sıktığı ve gıcırdattığı gözlemlenmektedir. Ancak çocuklarda gözlemlenen diş sıkma ve gıcırdatma, normal bir süreç olarak kabul edilerek değerlendirilir.

Çene eklem rahatsızlıkları çok nedenli olup, bölgeyle ilgili çok sayıda hastalığı içermektedir. Genel görüş birkaç faktörün bir araya gelerek hastalığı meydana getirdiğidir. Bu faktörlerden bazıları şunlardır;
Çenelere gelen direkt travma (kaza, darbe, sportif yaralanmalar, düşme, çarpma)
Ağzın uzun süre çok açılmasını gerektiren diş tedavileri
Genel anestezi verilirken ağzın aşırı derecede açılması
Diş sıkma ve/veya gıcırdatma, dudak ısırma, tırnak yeme, sakız çiğneme gibi aktiviteler
Alt ve üst dişler arasında normal olmayan ilişki

Dişlerin kesilmeden yalnızca ön yüzlerinin 0,3-0,7MM inceltilmesiyle uygulanan ve sağlıklı diş dolgu-sunun minimum şekilde kaybedildiği tekniktir

Beyazlatma ile netice alınamayan ileri derecede renkleşmiş dişlerde,
-Yapısal formu ve şekli iyi olmayan dişlerde,
-Kırık ya da aşınmış dişlerin düzeltilmesinde,
-Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların onarılmasında,
-Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesin de (ortodontik tedavi alternatifi olarak) kusursuza yalın kozme-tik bir çözüm olabilir.
Porselen lamine hemen hemen herkese uygulana bilir, ancak çene bozukluğu, tırnak yeme alışkanlığı, kalem ısırma gibi kötü alışkanlığı olanlarda ve ileri derecede dişeti çekilmesinin ver olduğu koşullarda lamine tedavisi yapılamaz.

Şayet hastanın diş etlerinin de bir tedavi ya da estetik açıdan bir müdahale ihtiyaç yok ise 2-3 seansta yani 1 hafta içinde lamina yöntemiyle yeni bir gülümsemeye kavuşmak mümkündür.
Bonding uygulaması, dişlerdeki küçük şekli ve renk bozukluklarının giderilmesinde, aralıklı, çapraşık, aşınmış, kırık ve kısa dişlerin uzatılarak diş bozukluklarının giderilmesinde, aralıklı, çapraşık, aşınmış, kırık ve kısa dişlerin uzatılarak diş boylarının orantılanmasında kullanılan, diş yüzeyinden doku kaldırılmadan yalnız istenilen bölgelere bonding materyali ve diş renginde kompozitrezin uygulama işlemidir.
Kısmen hasara uğramış dişlere amalgam (gümüş) ya da kompozit (beyaz) dolgu yapmak yerine estetik ve sağlamlık açısından porselen dolgular hazırlanarak dişteki mevcut boşluğa yerleştirilir. Birkaç seansta tamamlanabilen bir işlemdir.
İmplant kelimesi Latince bir kelime olup, ekim-ekmek anlamına gelmektedir. Diş hekimliğinde ise kaybedilen dişlerin yerine, fonksiyon ve estetik olarak doğal dişlere benzer yapıları oluşturmak için kemiğe yerleştirilen kök ya da silindirik yapılara implant denir. İmplant tedavisi hastanın yaşam standardını yükseltmek için geliştirilmiştir. Hayati bir uygulama değildir. Günümüzde implant materyali olarak en fazla kullanılan metal titanyumdur. Titanyum, doku uyumu mükemmel olan, yüzyıllardır tıbbın birçok alanında güvenle kullanılan bir metaldir. Kalp-böbrek transplantasyonunda olduğu gibi antijen-antikor reaksiyonu oluşturmaz. Bu nedenle doku reddi gelişmez.

1-Normal yara iyileşmesi olan bireylere
2-Ağız hijyeni sağlayabilecek bireylere
3-Yeterli miktarda ya da yeterli miktara ulaştırılabilecek kemik yapısına sahip bireylere,
4-İmplant yapımı için sistemik engeli olmayan kişilere implantuygulanabilinir.

Bireylerin diş kayıpları birçok nedene bağlıdır. Bunların başında dişeti rahatsızlıkları, travma, tedavisi geciktirilmiş çürükler, ya da yanlış tedavi gelmektedir. Tedavi olarak diş çekimi yapılan hastalarda çekim boşluğu zamanla, hastanın var olan kapanış ve çiğneme fonksiyonunu bozmaktadır. Dolayısıyla bu boşlukların fonksiyonel ve estetik olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Bunun için çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Günümüzde en çok popüler olan tedavi seçeneği ise İmplant dediğimiz doku uyumlu titanyum metalinden yapılmış materyallerin kullanıldığı tedavidir. Bu tedaviyi uygulamanın aşamaları mevcuttur. Öncellikle hastanın tıbbı geçmişi çok iyi bir şekilde incelenmeli, yara iyileşmesi değerlendirilmelidir. Normal yara iyileşme sürecine sahip ve genel sağlığı iyi olan bireylerde, daha sonra klinik muayeneye geçilir. Klinik muayene hastadan alınan panoramik röntgenle veya gerekli ise bilgisayarlı tomografi ile desteklenir. Bu röntgenlerde ise hastanın kemiğinin eni ve boyunun implant uygulaması için uygun olup olmadığı, anatomik oluşumları değerlendirilir. Bu aşamada da onay verildikten sonra uygun anestezi altında implantuygulamasına geçilir. İmplant uygulamasının yapılabilmesi için bireylerde kemik gelişiminin tamamlanması gerekmektedir. Bunun için erkeklerin 18, kızlarda 16-17 yaşını doldurması gerekmektedir. İmplant tedavisinin diğer protetik tedavilere göre en büyük avantajı implantın diş çekimiyle oluşan boşluğa yerleştirilirken diğer komşu dişlerin kesilip küçültülmesine gerek duyulmamasıdır. Böylece diğer komşu dişlerin sağlığıyla oynanmaz. Ayrıca kullanılan implant markasına göre bekleme süreci değişiklik göstermektedir. Kullandığımız marka İmplantlar yerleştirildikten sonra, üst yapısının yapılması için alt çenede 6 hafta, üst çenede 6-8 hafta implantın çene kemiğine kaynaması için beklenmesi gerekmektedir. Bazı durumlarda implantlar yerleştirilir yerleştirilmez, üst yapısı yapılır. Ancak bunun yapılabilmesi için bazı ölçümler yapılması gerekmektedir. İmplantlar yerleştirilip, yeterli süre beklendikten sonra, implantların ağız ortamına açılması için iyileşme başlıkları takılır. 1 hafta sonra da protetik aşamaya geçilir. Özetle başarılı bir implant tedavisi için öncellikle doğru tanı ve teşhis konulmalı, doğru planlama yapılmalı ve daha sonra da başarılı protetik tedavi yapılmalıdır.